Bir Haftasonu Girne

Bazen iş yoğunluğu ev telaşı derken bunalırız ve kısa da olsa bir tatile ihtiyaç duyarız

Bazen iş yoğunluğu ev telaşı derken bunalırız ve kısa da olsa bir tatile ihtiyaç duyarız. Hem uzak olsun hem kolay ulaşılsın hem de dinlendirsin isteriz. Böyle sıralayınca imkânsızmış gibi görünen tatil rotası aslında çok basit. Girne! Güzel Akdeniz kenti Girne’yi keşfetmek, onun huzurundan, güzelliğinden pay alıp dinlenerek geri dönmek, aslında sanıldığı kadar zor değil. Sadece 2 günlük bir hafta sonu tatili bile sizin için yeterli olabilir hatta. Elbette gönül ister ki rahat rahat en az bir hafta burada kalınsın ve doya doya Girne’nin güzellikleri keşfedilsin, ancak kısıtlı sürenizin olması Girne’nin tadını çıkaramayacağınız anlamına gelmiyor. Basit bir gezi programı ile iki günde kentte çok fazla noktayı gezip, oldukça hoş vakit geçirebilirsiniz.

Cumartesi gününün kentteki ilk gününüz olacağını düşünürsek, gezinize Girne Limanı’ndan başlamanız yerinde olacaktır. Kahvaltının ardından kendinizi bu bölgeye atabilirsiniz. Girne Limanı’nda yer alan Girne Kalesi hem en ilgi çekici ziyaret noktası hem de en kolay ulaşılabilen duraktır. Kalenin ihtişamının etkisinden kurtulduğunuzda kendinizi batık geminin gizemi içerisinde bulacaksınız. Batık gemi müzesi, adanın en özel müzelerinden biridir. Öğlene kadar yapacağınız bu geziden sonra Girne Limanı’nda yer alan hoş restoranlarda, adanın en özel lezzetlerini tadabilirsiniz. Burada mola verdikten sonra ise daha uzak noktalarda yer alan Girne gezi noktalarına doğru yola çıkabilirsiniz. Bunun için taksileri kullanmanızı öneririz.

Taksi ile 10 dakikalık bir mesafede yer alan ve bir sanat harikası olarak nitelenen Bellapais Manastırı, sıradaki durağınız olabilir. Gotik sanatın bu bölgedeki en güzel örneği olma özelliği taşıyan yapı, dini özelliklerinden çok sanatsal ve mimari yanı ile dikkatleri çeker. Ayrıca bu manastırın avlusunda yer alan kilise de yine tarihi ve sanatsal niteliği açısından önemli olarak kabul edilen bir yapıdır. 13. Yüzyıla ait olduğu ifade edilmektedir.

Sıradaki durağınız ise St. Hilarion Kalesi olabilir. Bu kale ortalama yarım saat sürecek bir araç yolculuğu ile ulaşılabilir bir konumda. Ancak belli bir noktadan sonra biraz engebeli bir patikadan yürüyerek gitmeniz gerekiyor. Orta Çağa tanıklık etmiş olan kale, ünlü isimlere ilham kaynağı olduğu söylentisi ile bilinir daha çok. Yüksek ve engebeli bir bölgede inşa edilmiş olması ise gözlem kalesi olarak yapıldığını ifade ediyor. Mimari anlamda da biraz ürkütücü ama ilgi çekici olan yapıyı görmek farklı bir deneyim olabilir. Ancak hafta sonu kale ziyarete kapalı olabilir. Gitmeden önce bunun bilgisini almanızda fayda var.

Barış ve Özgürlük Müzesi ise ada için oldukça anlamlı bir noktadır. 1974 20 Temmuz gecesi kanlı olaylara sahne olmuştur. Bugün müze olarak kullanılan ev ise karargâh olarak kullanılmış ancak girişindeki patlama ile çok sayıda şehidin verildiği bir yapıdır. Kıbrıs Harekâtını ölümsüzleştirmek adına müzeye çevrilen yapıyı ziyaret ederek o dönem hakkında bilgi edinebilirsiniz.

 

Girne’deki ilk gününüzü bu tip geziler ile biraz da yorucu olarak sonlandırdıktan sonra, geleneksel lezzetleri tadabileceğiniz bir restoran da hoş bir akşam yemeği yiyebilirsiniz. Gece ise Girne’nin gece kulüpleri ve kumarhaneleri sizi bekliyor. Aman kendinizi çok kaptırmayın, bizden uyarması. Pazar günü programı için önerimiz ise kendinizi çok yormadan Girne’ye güzel bir veda etmeniz yönünde. Bunun için de Karmi köyü sizin için harika bir seçenek olacaktır. Hele de gittiğiniz dönem baharsa, bu şirin Akdeniz köyünün çiçek kokuları ile çevrelendiği zamanı yakalamış olacaksınız. Aslında Karaman Köy olarak bilinen bu yerleşim yeri, İngiliz sömürgesi olunduğu dönemde, İngiliz aristokratlarının yerleştiği bir alan haline gelmiştir ve Karmi adı ile anılmaya başlanmıştır. Dağın yamacında muhteşem bir manzaraya karşı konumlanmış olan köy, bugün birbirinden hoş villalar ve köşkler ile doludur ve daracık sokaklarında nefis çiçek kokuları insanı bir masalın içine sürükler. Bu sebeple de Karmi köyü, büyülü bir dünya gibidir. Kentin batısında yer alan bu yerleşim alanını ziyaret ettikten sonra ise doğrudan havalimanına doğru harekete geçebilirsiniz. Kısa fakat dolu dolu bir gezinin ardından, hoş anılar ile evinize döneceksiniz ve yeniden çalışma enerjisi toplamış olacaksınız. Aslında yaşamın tadını çıkarmak işte bu kadar basit.