Adanın Yıldızı Girne

6000 yıllık bir tarihten bahsediyoruz. Girne öylesine köklü bir tarihi bu güne taşımış olan özel bir kent

6000 yıllık bir tarihten bahsediyoruz. Girne öylesine köklü bir tarihi bu güne taşımış olan özel bir kent. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki, şehrin geçmişi M.Ö. 10. Yüzyıla kadar uzanıyor. Ege bölgesinden gelen küçük toplulukların yerleşip, geliştirdiği kent, bugün ise dikkat çeken bir tatil ve eğlence merkezidir. Girne’nin tarihte tanıklık ettiği medeniyetlerden bahsetmek gerekirse sırasıyla Mısır, Hitit, Fenike, Pers, Büyük İskender, Roma, Bizans, İngiliz, Lusignan, Ceneviz, Venedik, Osmanlı ve İngilizler egemen olmuşlardır. Bugün ise ada ikiye bölünmüş durumda. Kuzey kesimi ise 1974 yılından bu yana Türk etkisi altında yaşıyor. Girne’nin en ünlü ve merkezi yeri olan Girne Limanı ise tarihin en önemli sahnelerinden biri olmuştur. Özellikle de Bizans döneminde savunma amaçlı geliştirildiği biliniyor. Venedikliler döneminde de bu gelişmeler sürmüştür.

1570 yılına gelindiğinde ise hem ada genelinde hem de Girne’de Osmanlı İmparatorluğu’nun hâkimiyeti başlamıştır. Girne’de bu dönemin etkilerinin yansıdığı tarihi binalar ve pek çok kalıntı da günümüze ulaşmış durumda. Kentte yapacağınız gezi sırasında birbirinden dikkat çekici tarihi ve doğal güzellikleri görebilirsiniz.


Girne’ye Nasıl Gidilir?

Girne’ye gitmek için öncelikle uçak biletinizi alarak işe başlayabilirsiniz. Büyük bir şans ki Kıbrıs’a giderken vize ya da pasaport gerekmiyor. Sadece Türkiye Cumhuriyeti kimliğinizin yanınızda olması yeterli oluyor ya da pasaportunuz ile de çıkış yapabiliyorsunuz. Genellikle akla takılan sorulardan biri ise uçağın iç hatlardan mı dış hatlardan mı kalkış yapacak olmasıdır. Sorunun cevabı dış hatlar. Tabi bu durumda Duty Free’den alışveriş yapma imkânı elde edeceğiniz için kendinizi şanslı sayabilirsiniz. Lefkoşa’da yer alan Ercan Havalimanı’na indikten sonra ise Girne’ye kara yolu ile devam edebiliyorsunuz. Bu anlamda iki seçeneğiniz var. İsterseniz taksi isterseniz de kiralık araç ile Girne’ye doğru yola çıkabilirsiniz. Birbirine oldukça yakın şehirler olduğu için çok zaman harcamadan ulaşım sağlayabileceksiniz. Kıbrıs Ercan Havalimanı Lefkoşa’ya 23 km uzaklıkta yer alırken, Girne’ye 44 km uzaklıktadır.

Havalimanından Girne’ye doğru yola çıkarken isterseniz, Lefkoşa merkezden gidebiliyorsunuz isterseniz de dağlık yol üzerinde gidebiliyorsunuz. Sonuç değişmiyor. Aynı sürede Girne’ye ulaşım sağlanabiliyor.


Girne Gezisi

Girne’ye varış yaptıktan sonra ilk iş olarak konaklama yerine gitmek isteyeceksinizdir. Konaklama yerinizi dilerseniz gelmeden önce, hatta erken rezervasyon avantajlarından faydalanarak ayarlayabilirsiniz. İsterseniz de buraya geldikten sonra seçim yapabilirsiniz. Ancak yüksek sezonlarda konaklama seçenekleriniz daha az olacaktır. Oysa ada genelinde farklı seviyelerde çok sayıda konaklama seçeneği mevcut. Çok sayıda 5 yıldızlı otel mevcutken, 1 yıldızlı otellere kadar seviye düşebilir. Fiyatlar da daha uygun hale gelir. Bu duruma göre seçiminizi yaparak konaklama yerinize yerleşmenizin ardından şehirde gezmeye başlayabilirsiniz. Şüphesiz ki ilk rotanız Girne Limanı olacaktır. 

Girne Limanı, gezinize başlamak için ideal bir nokta olarak değerlendirilebilir. Çünkü burada eşsiz bir Akdeniz manzarasına karşı, kente özel lezzetleri tadabilirsiniz. Hatta şimdiye kadar yemediğiniz kadar lezzetli deniz ürünlerini deneyebilirsiniz. Burada tercih edebileceğiniz pek çok restoran ve kafe mevcuttur. Üstelik harika tarihi yapıların ortasında yer alır liman. Bu sebeple de Girne gezisine Girne limanından başlayabilirsiniz. 

Eğer hayal ya da masal gibi bir dünyaya adım atıp, onun huzurunu hissetmek isterseniz ise Karmi Köyü sıradaki rotanız olabilir. Karmi köyü, aslında eski ve Osmanlı ismi ile Karaman Köy, Girne’nin batı kesiminde dağ yamacında süzülen, muhteşem manzaralara karşı duran bir yerleşim yeridir. Karaman Köyün İngilizlerin kontrolü altına girmesi ile birlikte, ada daha çok İngiliz aristokratlarının yerleştiği bir bölge olmuştur. Bu yemyeşil doğa içerisine inşa edilen göz kamaştırıcı köşk ve villalar ise masalsı bir dünya yaratmıştır. Daracık sokaklarında, nefis çiçek kokuları ile birlikte yürümek, gerçekliğine inanamayacağınız görüntülere tanık olmak, size kendinizi iyi hissettirecek ve huzur verecektir. 

Sonraki durağınız ise adanın en ünlü gezi noktalarından biri olan Batık Gemi Müzesi olabilir. Dünya genelinde benzerine pek rastlanmayacak bir müze olması sebebi ile ziyaretçisi oldukça fazladır. Geçmişte tahıl taşıdığı sanılan geminin batığı, yakın sayılabilecek bir tarihte tesadüfen sünger avcıları tarafından fark edilmiştir ve yapılan araştırmalar ile birlikte gün yüzüne çıkarılıp, adada sergilenmeye başlamıştır. Bugün kentin ilgi çeken bir müzesi olarak değerlendiriliyor. 

Adada uzun yıllar egemenlik sahibi olan Osmanlı İmparatorluğu’nun kentte bıraktığı etkileri görmek isterseniz ise öncelikle Kıbrıs Valisi Ağa Cafer Paşa tarafından inşa ettirilmiş olan ve adı ile anılan Cafer Ağa Camii’ni görmelisiniz. Tek şerefeli ve tek minareli olan camii, ilginç mimarisi ile dikkatleri çekmenin yanında, kentin önemli bir din merkezi olarak da göze çarpmaktadır. Ayrıca camiye yakın bir konumda yer alan tarihi çeşme ve kemerler de görmek isteyeceğiniz Osmanlı kalıntılarıdır. Özellikle kemerlerin üzerindeki kabartma süslemeleri, oldukça etkileyicidir. Bu sebeple Cafer Ağa Camii, adada görmeniz gereken en önemli yerlerden biri olarak sıralamaya alınabilir. Gezi programınızı da bu doğrultuda yapabilirsiniz.